Piyanist
HİKÂYESİ
1939 yılında, Polonya radyosunda piyano çalan son derece yetenekli ve parlak bir müzisyen olan Wladyslaw Szpilman'ın hayatı, Nazi Almanyası'nın ülkeyi işgal etmesiyle bir gecede altüst olur. Varşova sakinleri için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Nazi rejiminin acımasız baskıları arttıkça, Szpilman ve ailesi, Yahudilerin kapatıldığı ve insanlık dışı şartların hüküm sürdüğü Varşova Gettosu'na taşınmak zorunda kalır. Zaman ilerledikçe gettodaki insanlar toplama kamplarına gönderilmeye başlanır. Szpilman, bir rastlantı ve dost yardımı sayesinde ölüm trenine binmekten son anda kurtulur ancak bu andan itibaren onun için asıl büyük kabus başlar. Ailesini kaybeden ve tek başına kalan piyanist, Varşova'nın yıkık dökük sokaklarında, soğukla, açlıkla ve her an yakalanma korkusuyla baş başadır. Film, bombaların susturamadığı bir sanat aşkını ve insanlığın en karanlık döneminde bile vicdanın nasıl bir umut ışığı olabileceğini, gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkarak gözler önüne seriyor. ❄️

KARAKTERLER

🎹Wladyslaw Szpilman
Hikayenin merkezinde yer alan, narin, içine kapanık ama ruhunda devasa bir müzik tutkusu barındıran dahi piyanisttir. Savaşın getirdiği o büyük vahşet karşısında hiçbir zaman eline silah almaz; onun hayata tutunma şekli ve tek sığınağı zihninde çalmaya devam ettiği piyano ezgileridir. Her şeyini, ailesini ve sosyal statüsünü kaybettikten sonra bile insanlık onurunu ve hayatta kalma azmini yitirmez. O, savaşın fiziksel yıkımına karşı duran sanatsal ruhun ve sessiz direnişin en büyük simgesidir.

🪖Wilm Hosenfeld
Savaşın sonlarına doğru, Varşova’nın harabeleri arasında tamamen tükenmiş durumdaki Szpilman ile karşılaşan bir Alman subayıdır. Hosenfeld, üniformasının ve içinde bulunduğu ordunun acımasızlığına rağmen, insanlığını ve vicdanını kaybetmemiş nadir figürlerdendir. Szpilman’ın piyanist olduğunu öğrendiğinde ondan bir parça çalmasını ister ve duyduğu ezgi karşısında büyülenir. O, düşman saflarında bile sanatın ve saf insanlığın ortak bir dil bulabileceğinin en hüzünlü kanıtıdır.

🤝Dorota
Szpilman'ın savaştan önce hayran olduğu ve radyo günlerinden tanıdığı, Polonyalı genç bir çello sanatçısıdır. İşgal başladıktan sonra Szpilman ve ailesine gettoda yardım etmek için elinden geleni yapar. Savaşın o karanlık ve kaotik günlerinde bile Szpilman için hem eski güzel günlerin masum bir anısı hem de hayatta kalabilmesi için dış dünyadaki en güvenli ve fedakar dayanak noktalarından biri olur.

👴Samuel Szpilman
Wladyslaw'ın babasıdır; bilge, ailesine düşkün ve işgalin ilk günlerinde olayların bu kadar vahşi bir boyuta ulaşabileceğine inanmak istemeyen iyimser bir adamdır. Gettodaki tüm zorluklara rağmen ailesini bir arada tutmaya çalışır ve elindeki son varlıkları bile çocuklarının hayatta kalması için feda etmekten çekinmez. Onun varlığı, Szpilman'ın geçmişine olan o güçlü aile bağlarının temelini oluşturur.
YAYIN BİLGİLERİ
PLATFORMLAR: Netflix,Amazon Prime
YIL: 2002